Çarşamba, Temmuz 28, 2021

Sokak Oyunları ve Doksanlı Yıllarda Çocuk Olmak

Abone ol

”Sokak Oyunları ve Doksanlı Yıllarda Çocuk Olmak” başlığıyla beraberiz.Günümüz dijital dünyasından herkes şikayetçi. Özellikle de doğal ve üretken bir çocukluk geçirdiğine inanan doksanlı yıllarda çocuk olma keyfini yaşayan, genç yetişkinlerimiz şikayetçi. 2000 sonrası çocukların oyun tercihlerine, günü geçirme şekillerine ve gelişim yapılarına bakarak şikayet ve olumsuz eleştirileri sıklıkla tekrarlıyorlar. Bizim zamanımızda diye başlayan cümlelerin ardı arkası kesilmiyor. İnsanoğlu işte… Hep geçmişe özlem duymaya eğilimi vardır. Neden? Ne için? Sorgulamaz. Özler ve hatırlar. Arzular ve keşkeler masum ve dolu dolu geçen çocukluğun tadını tekrar alabilmek için olabilir mi? Kime sorsak çocukluğu ile ilgili ilginç ve şahsına münhasır anılar anlatır bize. Peki sizin çocukluğunuz nasıl geçti? Zaman çarkına girip tekrar oraya dönmek ister misiniz? Ya da dönmeye değecek bir çocukluk geçirdiniz mi? Çokça soru sorabiliriz; çocukluk ve çocuk olmak üzerine…

Çocukluk Dönemi ve Sokak Oyunları Neden Güzeldir?

Dünyaya geldik diye kutlamalar yapılır. Çocuk oyunları ve sokak oyunları
Dünyaya geldik diye kutlamalar yapılır.

Biliyoruz ki toplumumuz ve ailelerimiz her daim çocuğu ve çocuk sahibi olmayı önemsemiştir. Canlı bir hücreye dönüştüğümüz ilk zamanlarımız bile bizi bekleyen, bizi sevenler için önemlidir. Ne ve kim olduğumuzu bilmeden bizim için hazırlıklar yapılır. Oyuncaklar ve elbiseler hazır edilir. Dünyaya geldik diye kutlamalar yapılır ve göz aydınlıkları sunulur. Kurbanlar kesilir. Hepsi bizim tertemiz ve masum dünya başlangıcımız için bir teşekkür törenidir. Kokumuz, çıkardığımız sesler, bakışımız, yürümemiz vb. hayata ait yaptıklarımız anne-babamızın ve diğer yakınlarımızın üzerimize titremesini sağlar.

Çocukluk Dönemi Hayaller ve Oyunlar

doksanlı yıllarda çocuk
Kendi fikrimce, oyunlar ve hayaller çocukluğun en değerli kısmıdır.

Geride kalan yıllar içinde en sevdiğiniz ve en çok özlediğiniz kısım burası olsa gerek. Neyin en güzel kısmı veya özlemi derseniz, çocukluğun elbette. Kendi fikrimce, sokak oyunları ve hayaller çocukluğun en değerli kısmıdır. Sokaklarda, ellerimizle, toprağı koklayarak, hissederek ve var ederek oynadığımız çocuk oyunları. Bazen bir tabancaya dönüşen dal parçasıyla polis yada asker, bazen bir uçağa dönüşen kağıt parçası ile pilot olurduk. Kimi zaman odun parçasına çivilediğimiz kavanoz kapaklarını araba diye sürer hayallerimize ulaşırdık. Uzunca bir oduna ip bağlayıp kişneyen atımızı koştururduk. Kimse, ”o öyle olmaz!” demezdi yada dememeliydi. Çünkü üzülürdük. Ben hayal ettim ve uyguladıysam olmuş olmalıydı. Hem de çok güzel olmuş.

Efsaneleşmiş Sokak Oyunları

Doksanlı yıllarda Sokak oyunları: Çocukların gözdesi-misket.
Doksanlı yıllarda Sokak oyunları: Çocukların gözdesi-misket.

Neler sayabiliriz bir bakalım. Körebe, saklambaç, yerden yüksek, yakalamaca, yakan top, misket, sporcu kartları, sek sek, ip atlama, mahalle maçları, çelik çomak, uzun eşek, birdir bir, 9 taş, dama, mendil kapmaca, topaç, körebe, istop, köşe kapmaca ve daha niceleri…

Sizin favoriniz bunlardan birisi mi?

Oyun ve Çocuk Gelişimi 

Oyun çocuğun dilidir. Onları geliştirir, zekasına katkı sağlar ve kişilik oluşumunu şekillendirir. Plan yapmayı, sorun çözmeyi, denge kurmayı, paylaşmayı, hızlı olmayı… öğrenir. Bu, uzmanlar ve aileler tarafından kabul edilen bir durumdur. 

Bazı Sokak Oyunları Etki Alanları

blank
Doksanlı yıllarda çocuk ve sokak oyunları

Bazı çocuk oyunları: Nostaljik oyunlarımız.

Misket: Herkesin dahil olduğu, grup ile hareket edilen bir oyundur. Nişan alma, ince motor beceri ve dikkat-odaklanma düzeyini geliştiren ve bireysel bir başarı sağlayıcıdır. 

Sek sek: Tek ayak üstünde seke seke hedefe ulaşmayı, eğilmeyi ve kalkmayı kapsayan bu oyun kaba motor becerisi geliştiren bir kazanıma sahiptir.

İstop: Çevredeki renkleri hızlıca tespit ederek uygun kişiyi bulup hızlıca hareket etmeyi sağlayan bir dikkat ve hız oyunudur. Seçici dikkati arttırır.

Körebe: Gözler kapalı olarak olarak oynanan eğlenceli oyunların başında gelir. Ortadaki kişinin en aktif duyusu işitmedir. İşitme öylesine ön plana çıkar ki göremeden adım adım oyunun kaderi değişir. Dikkat, sabır ve odaklanma becerisi gelişmeye devam eder.

Sunabildiğimiz oyunlar, doksanlı yıllarda çocuk olanların hemen tanıyacağı ve hatırlayacağı sokak oyunları havuzun içinden birkaç damladır.

İlginç bir noktayı belirtelim: Sokak oyunları ifade ve söyleniş olarak değişse de ortak bir akıldan çıkmışcasına ülkemizin dört bir yanındaki çocuklarca aynı dönemde ve benzer şekilde oynanmıştır. Ortak akıl ve hayal gücü en sağlıklı olan oyunları birbirimizden habersiz olarak bize armağan etmiştir. Siz nerelisiniz? Bu oyunlardan kaçını farklı yada aynı isimle oynadınız? Biz son doğal oyun dönemi geçiren doksanlı yılların sokak oyunlarını sıraladık. Sizde kendi hayal süzgecinizi bir karıştırın bakalım. Umarım geri dönmeyi arzuladığınız bir çocukluk döneminiz olmuştur.

blank
Orhan Demir
Psikolojik Danışman

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

En popüler