Cumartesi, Mayıs 15, 2021

Evrim Var Mıdır? Evrimsel Süreç Nasıl Başlamıştır?

Abone ol

Hemen hemen herkesin fikir sahibi olduğu bir konudur evrim, din gibidir herkes kendine göre yorumlar. Oysa ki; heterokromatin, ökromatin, epigenetik, line, sine vs. genetik hakkında hiç bir şey bilmeden lise düzeyinde biyoloji bilgileriyle insanların evrim hakkında yorum yapmaları bilip bilmeden atıp tutmaktan başka bir şey değildir. Biyoloji profesörlerinin dahi 1000 düşünüp 1 konuştukları alanda alakasız insanların şekilde konuşmaları konuyu sulandırmaktadır.

Eğer bir biyolog, veteriner hekim, doktor, genetik mühendisi vs. iseniz yazının bundan sonrasını okumanızı tavsiye ederim. Değilseniz evrimi anlamanız bir kauntum fiziğini, mukavvemeti, termodinamiği anlamanız kadar zor ve imkansız olacaktır. Çünkü evrim konusu daha basit bir konu değildir, dizini kırıp evde statik öğrenebilir misin?

Şimdi iddiaları inceleyelim, söyleyeceklerimin hepsi eleştiriye ve çürütülmeye açıktır, her bilimsel bilgi gibi…

DNA’nın Yapısı Nasıl Oluştu?

DNA Yapısı Evrim
DNA Yapısı

Evrim teorisine göre ilkel dünyada oksijen ve hiç bir canlının bulunmadığını su buharı ve çeşitli elementlerin bulunduğunu ve bu ilkel dünyada DNA’nın yapı taşları olan adenin, guanin, sitozin ve timin’in çeşitli reaksiyonlarla oluşabileceğini iddia ediyor.

Şimdi bu bilgiyi analiz etmek için DNA’yı biraz anlamak gerekiyor, basit örneklerle yola çıkalım. DNA’yı bir devletin anayasası olarak düşünebilirsiniz. Anayasada nasıl harfler bir araya gelip sözcükleri meydana getiriyor, sözcüklerde bir araya gelerek cümleleri meydana getiriyorsa aynı şekilde a,t,g ve s bu anayasanın harflerini oluştururlar. Her ülkenin anayasası farklı olduğu gibi her canlının da DNA’sı farklıdır. 

Devam edelim, evet ilkel dünyada nükleotitlerin oluşma ihtimali vardır. Ancak harfleri anlamlı bir şekilde bir araya getirmek ne kadar olası?

Siz şimdi klavyede harfler var yazıyorsunuz, parmaklarınız ya da tuşlara dokunacağız bir şeyiniz olmadan yazamazsınız. Ne mi demek istiyorum? DNA yazmak için DNA polimeraz denilen enzime ihtiyaç vardır. Bu enzim olmadan DNA yazılamaz mümkün değildir. Ve de bu enzim günümüz teknolojisi ile dahi bir canlı olmaksızın üretilmesi imkansızdır. Bu gün moloküler biyoloji labratuvarlarında kullanılan tüm polimeraz enzimleri bir bakteriden elde edilir.

DNA polimeraz enzimi bir proteindir, proteinler DNA’dan sentezlenir. Bu üretim direkt olmaz DNA’dan RNA, RNA’dan protein şeklinde. Çok basitçe tavuk yumurtadan yumurta tavuktan gibi. Ayıca protein sentezlemek için de protein yapı taşı olan amino asit gerekir. Üçü aynı anda yoksa sentezde olamaz. En azından günümüz teknolojisiyle bu mümkün değil ancak biz üçünün de aynı anda oluştuğunu var sayalım. Ancak pek çok yaşamsal aktiviteler de olduğu gibi bu sentezi yapman için enerji gerekir taşıma kapla değirmen dönmez ne ile enerji sağlanıyordu ilk hücre ne ile sentez enerjisini sağladı?

İlk Hücre Protein Sentezi İçin Gerekli Enerjiyi Ne İle Sağladı?

Protein sentezi
Protein sentezi

Günümüz canlıları, fotosentez, kemosentez, ve solunum ile enerji sağlar. Kullandıkları enerji genelde ATP olup istisnai durumlarda GTP’de kullanırlar. Peki bu enerji nereden geldi?

DNA molekülü, DNA polimeraz ve de enerji olmadan oluşturuldu diyelim. Nükleotitler kendiliğinden oluştu, kendiliğinden oluşan nükleotitler, yine bir enzime ihtiyaç duymadan kendiliğinden DNA oluşturdu. Oluşan DNA’da kendinden RNA sentezledi ve bu RNA molekülü üzerinden amino asitleri birleştirerek bir protein ürettiler.

Bilen bilir bilgisayarda nasıl 0101 şeklinde kodlar ise DNA’da buna benzer şekilde kodlanır. Bu kodları anayasa yazmaya benzetmiştik.

DNA’da yazan kod RNA denilen bir moleküle yazılır ve de bu molekül bunu ribozomlarda okutur. ( RNA yazmak için, RNA polimeraz enzim ve de enerji gerekir). Bu çıkan kanun cumhurbaşkanı onayından geçip resmi gazetede yayınlanması gibi bir şeydir. Kanunun yazılmasını DNA’nın yazılması, DNA’nın okunmasını cumhurbaşkanın onayı, DNA’nın kullanılabilir şeklini de resmi gazete olarak düşünebiliriz.

Ribozom bir organeldir, görevi okuduğu RNA’daki proteinleri sentezlemektir, kendi de proteinden oluşur. Ve oluşmasını anlatıyorum. önce DNA sentezlenir, sonra bu DNA’da ribozom ile ilgili bölge kesilir ve RNA’ya kopyalanır. RNA’da çeşitli enzimler ile başka bir ribozoma orada sentezlenir. Bu da tavuğun yumurta, yumurtanın tavuk çıkarması gibidir. Biri olması için önceki gereklidir. ilk ribozom nasıl oluştu, şu anda net bir bilgi bilmiyorum, Bu bilgiye ulaşan arkadaşlar yorum olarak yazabilirler.

Görüldüğü gibi evrim teorisi tek bir hücrenin oluşumunu bile tam olarak açıklayamıyor. DNA nasıl sentezlenir? Neye göre sentezlenir? Enerji kaynağı olarak neyi kullanıyordu? Sentezlenen DNA nerede okunuyordu, okunurken taşıyıcı RNA molekülleri taşıyacak amino asitleri nereden biliyordu bunlara henüz net cevaplar yok. Bu bilgiler netleşmeden evrim var veya yok demenin bir mantığı yoktur. Daha fazla bilimsel veriye araştırmaya ihtiyaç vardır.

İnsanlar Maymunlardan mı Türedi?

Evrim
Evrim Maymun Temsili

Maymunlar ile genetik benzerliğimiz çok yüksek çok benziyoruz onlardan evrildik şeklinde bir düşünce ne derece doğru?

İnsan var olan genlerin sadece %2.5’ini kullanır. Bunların %20’de mikroorganizmalara karşı savunma amaçlıdır. Yani genlerimizin %25’i aktif olarak kullanıyoruz. Kullanmadığımız bir genin aynı olması ortak atadan geldiğimizi gösterir mi? Tartışılır.

Genlerimizi Ne Demek Tam Olarak Kullanmıyoruz?

Evet arkadaşlar, DNA okunan ve okunmayan kısım vardır. Her tarafı aynı anda okunmaz sen nasıl telefon bozulduğunda, kullanma kılavuzunda bozuk yerle ilgili yeri okuyorsak, canlı da DNA üzerinde gereken yerleri okur, her bilgi her zaman gerekmez.

Körelen organları birazda inceleyelim, yirminci diş gittikçe azalıyor, kıl sayısı azalıyor farklılaşıyoruz ve farklılaşa farklılaşa bu hale geldiğimiz görüşü.

Epigenetik bilmemekle ilgili bir durum. O yüzden epigenetikle ilgili biraz bilgi tazeleyelim. Genlerimizin çok büyük bir kısmını kullanmıyoruz, bunu konuşmuştuk. Kullanmadığımız kullanmayacağımız anlamına gelmiyor, daha önce kullanmamış olduğumuz anlamına da. Kullanmadığımız genler kullanma gereği kalma gereği kalmayan genlerdir ve yirmilik dişler artık lazım değil ise bunu kodlayan genlerde kullanılmayanlar arasına kaldırılır ve gerekirse yine ortaya çıkarlar. İklim ısındığı için eskisi kadar çok kıllı değiliz ancak kıllarımızla ilgili genler hala duruyor. İklim yine soğursa kullanılmak üzere. Bu olaylar evrilme değil geçici adaptasyonlardır. Bir değişim değildir. Aşçı olduğunu düşün elinde çok büyük bir yemek kitabın var, müşteri profili değişince farklı yemekleri yapıyorsun. Kitapta değişen yok, iklim koşulları değişince ihtiyaç olan kıllar yine gelecektir.

Son tartışmak istediğim görüş ise tüm canlılarda DNA ortak birbirine benziyorlar ortak atadan evrimleştiler görüşü. BMW, Volvo, Mercedes bunların logosunu görmeden arabayı görünce markayı tahmin edebiliriz. Çünkü bu arabaların tasarımcıları ortak, burada fabrika demedim tasarımcı dedim. Canlılarda farklı yerlerde gelişmeleri ve benzemeleri ortak atadan değil ortak bir tasarımcıdan ortak bir yaratan tarafından yaratıldıklarını gösterebilir.

Ayrıca eklemek isterim ki; ilk canlılar oluştuktan sonra canlıların eşeyli üremelerle daha farklı canlıların gelmelerini olası görüyorum. Ancak ilk canlı nasıl ortaya çıktı? Bu sorunun net cevabını almadan bu sürece var saymak pek çok kişi için şüpheli bir durum olmaya devam edecektir.

Cüneyt Albayrak
Cüneyt Albayrak
Biyolog, Tıbbi Parazitoloji Uzmanı

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

En popüler